Mehmet Genç, 2004
Adını anımsayamadığım bir sanatçı, uzun yıllarını resme ayırdığı halde “hala araştırmam gerkeen pek çok estetik sorun var” diyordu. Gerçekten de belli sayıda renklerle, diğer estetik elemanların çarpımıyla binlerce olasılık çıkar karşınıza. En güzeli bir defada yakalamak düşük olasılıktır. Kaldı ki yakalasanız bile oyunun hazzını tadamazsınız. Bir ömür boyunca oyunu aynı biçimde oynamak bıkkınlık verir, ikincisi keşfetmeniz gereken yerleri tıkar. Bu bağlamda satılan resmi yinelemek en büyük tuzak olarak çıkar karşınıza.
Parmakları tutamaz hale gelince, koluna fırça bağlatıp resim yapan sanatçı da, bir ömür boyu üretip ardından “resim yapmaktan daha büyük haz tatmadım” diyen Lautrec de keşfetmenin peşindedir.
Bu seride özellikle bir aykırılığı ele almaya çalıştım. Bir anlamda doğal olanla – kurguyu, başka bir anlatımla pentürle -grafiği kaynaştırmaya çalıştım. Bir başka deyişle iki ayrı anlatım biçimi üst üste çakışarak yeni bir dil oluşturmaya çalıştım. Bazı resimlerde bu çelişki daha katı yaşanmış olabilir. Resme bakarken ilk yapılanla (pentür) sonra yapılan (grafik) birbirinden ayrı iki resim gibi değerlendirildiğinde daha anlam kazanacaktır.
Çalışmaya başladığımda önce doğadan esinlendiğimi -ki çoğunlukla denizdir- özgür yağlıboya tekniğiyle, resim kuruduktan sonra kurgu olanı -ki çoğunlukla figürdür- disiplinli fırça uygulamasıyla üzerine monte ediyorum. ne ölçüde başarılı oldum onu bilemiyorum ama çok keyif aldığımı söyleyebilirim.
İyi seyirler..

13 Mayıs 2011
Yazılarım