<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ressam Mehmet Genç</title>
	<atom:link href="http://www.mehmetg.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehmetg.com</link>
	<description>Resmi Web Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 19 Jul 2011 17:20:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.3</generator>
		<item>
		<title>Eski Sitenin Görseli</title>
		<link>http://www.mehmetg.com/eski-sitenin-gorseli/</link>
		<comments>http://www.mehmetg.com/eski-sitenin-gorseli/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Jun 2011 20:18:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alighieri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetg.com/?p=151</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.mehmetg.com/wp-content/uploads/2011/06/eski-site.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-152" title="eski-site" src="http://www.mehmetg.com/wp-content/uploads/2011/06/eski-site.jpg" alt="" width="475" height="403" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetg.com/eski-sitenin-gorseli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk Resmim</title>
		<link>http://www.mehmetg.com/ilk-resmim/</link>
		<comments>http://www.mehmetg.com/ilk-resmim/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Jun 2011 10:32:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Genç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetg.com/?p=109</guid>
		<description><![CDATA[1974 yılında Yozgat Sayarlar Otelinde kalırken yaptığım ilk resmim. Altına not olarak &#8220;Canımın sıkıntısı günün 1 saat kısalmasındandır&#8221; diye yazıyor .Bir pazar uyandığımda kahvaltı için otelin resepsiyonunu aramıştım.Geç kaldıpımı ve kahvaltının bittiğini söylediler.Her gün aynı saatte kahvaltı aldığımı söyleyince &#8221;ama bugün saatler 1 saat ileri alındı.&#8221;dendi.Ömrümden bir saatin çalındığını düşündüm.Öfke ile aynaya baktım.Hayatımda ilk kez yüzümü yeşil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.mehmetg.com/wp-content/uploads/2011/06/mehmet-doga-genc-000.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-110" title="mehmet-doga-genc-000" src="http://www.mehmetg.com/wp-content/uploads/2011/06/mehmet-doga-genc-000.jpg" alt="" width="524" height="603" /></a></p>
<p>1974 yılında Yozgat Sayarlar Otelinde kalırken yaptığım ilk resmim. Altına not olarak &#8220;Canımın sıkıntısı günün 1 saat kısalmasındandır&#8221; diye yazıyor .Bir pazar uyandığımda kahvaltı için otelin resepsiyonunu aramıştım.Geç kaldıpımı ve kahvaltının bittiğini söylediler.Her gün aynı saatte kahvaltı aldığımı söyleyince &#8221;ama bugün saatler 1 saat ileri alındı.&#8221;dendi.Ömrümden bir saatin çalındığını düşündüm.Öfke ile aynaya baktım.Hayatımda ilk kez yüzümü yeşil gördüm.Kızgınlıkla otel odasında dolaşırken gözüme pastel boyalarım ve eskiz defterim ilişti.Yeniden aynannın karşısına geçtim.Boyalarımı ve defterimi açtım.Kendime dikkatle bakarak,bir insan nasıl yeşile dönerin resmini yaptım.Resmime bakınca rahatladığımı hissettim.Öfkem geçmişti.Kaybolan bir saati,geri getirmiştim.Zamanı durdurup belgelemiştim.Oturup düşündüm,hızla akıp giden zamanı durdurmanın en güzel yolu, kalıcı bir şeyler bırakmaktı.O gün kendi kendime bir karar aldım.Her gün zamanla yarışıp,onu yenecektim.Her gün bişey üreterek anı belgelliyecektim.Bu güne kadar öyle de yaptım.Hep düne baktığımda, dünden bana kalan bir şeyler oldu.Bu eğlenceli oyun bu güne dek sürdü.Otel odasında,askerde nöbette,okulda,derste,bir içki masasında,denizde,yaşadığım her yerde bu kurala uydum.Bu beni o denli mutlu etti ki,yaşamımım en önemli parçası haline geldi.Somut bişey üretmediğim günlerde bile  belleğime not düşüp,sonra onu kalıcı hale getirmeye çalıştım.Kimi zaman bir yontu,kimi zaman bir şablon,bir paspartu,artık boyaların kağıda baskısı,çoğunlukla da tuval üzerindeki betimlemeler zamanın tanıkları oldu.Belleğimdeki notlar bazen dizelere döküldü ,bazen düzyazı oldu:&#8217;Bir düşte yaşamak&#8217; oldu,&#8217;kınalı saçlı kızın türküleri &#8216;oldu. Dostum Bedri Karayağmurlar&#8217;ın da dediği gibi oyun isteğim hep sürdü.Öyle görünüyor ki ,elim fırça tuttuğu,gözüm gördüğü,dilim mırıldandığı sürece hep sürecek.</p>
<p>Yeni sergilerde buluşmak sevinci ile.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetg.com/ilk-resmim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gençlik yıllarımdan kalan birkaç anı fotoğraf&#8230;</title>
		<link>http://www.mehmetg.com/genclik-yillarimdan-kalan-birkac-hatira/</link>
		<comments>http://www.mehmetg.com/genclik-yillarimdan-kalan-birkac-hatira/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Jun 2011 21:57:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alighieri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetg.com/?p=46</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.mehmetg.com/wp-content/uploads/2011/06/0012.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-51" title="001" src="http://www.mehmetg.com/wp-content/uploads/2011/06/0012.jpg" alt="" width="530" height="321" /></a></p>
<p><a href="http://www.mehmetg.com/wp-content/uploads/2011/06/002.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-52" title="002" src="http://www.mehmetg.com/wp-content/uploads/2011/06/002.jpg" alt="" width="530" height="352" /></a></p>
<p><a href="http://www.mehmetg.com/wp-content/uploads/2011/06/003.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-53" title="003" src="http://www.mehmetg.com/wp-content/uploads/2011/06/003.jpg" alt="" width="530" height="844" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetg.com/genclik-yillarimdan-kalan-birkac-hatira/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>50.yıl Köşkü Sanat Galerisi – Bedri Karayağmurlar Yazısı</title>
		<link>http://www.mehmetg.com/50-yil-kosku-sanat-galerisi-%e2%80%93-bedri-karayagmurlar-yazisi/</link>
		<comments>http://www.mehmetg.com/50-yil-kosku-sanat-galerisi-%e2%80%93-bedri-karayagmurlar-yazisi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Jun 2011 21:20:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alighieri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dostlarımdan]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetg.com/?p=35</guid>
		<description><![CDATA[Sanatçının serüveni kendine özgüdür. Sanatçının nasıl yaşadığı, nasıl yarattığı ile ilgili saptamalar bir başkasının işine yaramaz. İsteseniz de onun gibi yaşayamazsınız. Siz, o kişiliği oluşturan öze sahip olmadığınız gibi, onun koşullarının içinde de yaşayamazsınız. Buna karşın sanatçı yaşamları bizi çeker. Değer verdiğimiz ürünlerin kaynağıdır gerçekte ilgimizi çeken. Oysa diğer kayda geçmemiş yaşamlardaki serüvenler de ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sanatçının serüveni kendine özgüdür. Sanatçının nasıl yaşadığı, nasıl yarattığı ile ilgili saptamalar bir başkasının işine yaramaz. İsteseniz de onun gibi yaşayamazsınız. Siz, o kişiliği oluşturan öze sahip olmadığınız gibi, onun koşullarının içinde de yaşayamazsınız. Buna karşın sanatçı yaşamları bizi çeker. Değer verdiğimiz ürünlerin kaynağıdır gerçekte ilgimizi çeken. Oysa diğer kayda geçmemiş yaşamlardaki serüvenler de ne ilginçtir kim bilir.</p>
<p>Mehmet Genç, dolu dolu 38 yıldır tanıdığım bir sanatçı. Aynı atölyeleri, aynı derslikleri, aynı masaları paylaştık öğrenciliğimizde. O karışık günlerde, benzer endişelerimiz, sevinçlerimiz oldu. Sonra başka yönlere yürüdük. Seksenli yılların başında yeniden kesişti yollarımız. Başka ama benzer hayatlar yaşadık. Sanat ve özel olarak resim için aynı şeyleri düşünmedik, üretmedik ama merak ettik yaptıklarımızı.</p>
<p>Resimlerindeki çocuksu davranışın ondaki güçlü yaşam enerjisiyle bağını sezersiniz kolayca. Bitmeyen bir oyundur sanat onun için. Sanatı oyunla özdeşleştiren yaklaşımlara destek verdiğini düşünseniz de, anlarsınız ki, bu görüşe destek olmakla ilgisi yoktur Mehmet Genç&#8217;in. Onu, oyunun ne olduğu, nasıl olduğu değil, oyunun kendisi ilgilendirir. Sanat bir oyun, auto-thelos bir davranıştır; biçim ve kompozisyon olanakları içinde istediğiniz gibi oynarsınız.Ancak özgürlüğünüz sık sık başka sanatçılar tarafından kullanıla kullanıla tüketilmiştir.</p>
<p>Sanat ne denli oyun olsa da, sürekli hesabını vermek zorunda kalırsınız. &#8220;İçimizdeki dünya ile dışımızdaki dünyayı en iyi uzlaştıran uğraş&#8221;tır diyor Genç. Bu uyum ve mutluluk içinde gerçekleşen sanat eyleminin hazcı bir ilgiyle gerçekleştiğini görmek onun resimlerine bakışımızı değiştirir. Chagall&#8217;ı, Miro&#8217;yu, Kirchner&#8217;yi çağrıştıran çok sayıda iz bulursunuz. Başka türlüsü de olanaksızdır gerçekte. Van Gogh&#8217;a duyduğu ilgi onu dışavurumcu bir çizgide izlememizi sağlar belki. Renklerindeki çiğlik, çiğ renkçilikle açıklanamayacak bağlamlarda karşımıza çıkar. &#8220;Resimlerimde hiç bir kurala, hiçbir akıma, hiç bir kişiye öykünmüyorum. Çocuksu bir arılık egemen olsun istiyorum.&#8221; Bunun mümkün olmadığını üzülerek açıklar: ne yazık ki belleğimize oturmuş kurallar ister istemez bizi yönlendiriyor.&#8221; Bu açıklamayla daha önce yapılmışların baskısından kurtulamadığını itiraf eder. Sıfır noktası çoktan kaçırılmıştır. Yeni yaratıların başka bir düzlemde gerçekleşmesi gerektiği apaçık ortadadır. Genç açısından çalışmalarında bizi şaşırtan durumda budur. O, sezdiği yere gitmek için oyunun dışına çıkmak yerine, &#8220;buradan bakınca bir parça renk ve leke ilişkisinin yönlendirdiği söylenebilir&#8221; diyerek, büyük oyuna çocuk duyarlılığı ile katılma tavrını sürdürür. Bu belkide, hazcı ve mutluluğu temel alan yaklaşımının ona hazırladığı bir açmazdır gerçekte.</p>
<p>Yaptığı işe bu denli gönülden bağlı ve bize nerdeyse konuşma, değerlendirme şansı bırakmak istemeyen davranışını çözmek de bize düşer. O, bir rengin, bir lekenin, bir biçimin çekiciliğinde başladığı oyunda, mutluluğunun, sevincinin bozulması hiç istemez. &#8220;Ne bileyim, Gökyüzünü bir boydan bir boya, ebem kuşağının kah altından, kah üstünden uçtuğumuz; yastığımızın altına parayla pulla doldurduğumuz yepyeni bir evrende dolaştığımız yada kınalı saçlı kızın türkülerini dinlediğimiz düşlerimiz. Yeniden yaşamak istediğimiz çocukluğumuz, yaşamımızı biçimlendiren evre, bir düşte yaşamak ve de resim yaptığımız gecenin sabahı&#8230;&#8221;. Evet o, çocukça yaratmakta ve açıkça &#8220;Bana karışmayın.&#8221; demektedir. &#8220;Resimlerim arasında bir benzerlik düşünülsün istemiyorum. Sergilerimde bir bütünlük aramak gibi bir kaygı taşımıyorum&#8221; dese de, sanat adına taşıdığı kaygılar, resim dizilerine verdiği adlarda ve onları açıklamak için anlattıklarında apaçık ortadadır.</p>
<p>Boyanın değerini, rengin tadını, biçimin önemini iyi bilen birisi olarak sanatçının çalışmalarını bir başka gözle görmeye çalışmadan yaklaşmakta zorluk çekeceğiz galiba. Oysa bulduğu biçimlerdeki yalınlıkla yetinse kimbilir ne etkili çalışmalar sunacak bize. Oyun isteğini önemsediğimiz sanatçının, kendine has bir oyunun peşinde olduğunu varsayarak ilgiyle izlemeyi sürdüreceğiz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: right;"><em>26 Ağustos 2009, Gaziemir</em><br />
<strong><em>Bedri Karayağmurlar</em></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetg.com/50-yil-kosku-sanat-galerisi-%e2%80%93-bedri-karayagmurlar-yazisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En Çok Maviyi Sevdim</title>
		<link>http://www.mehmetg.com/en-cok-maviyi-sevdim/</link>
		<comments>http://www.mehmetg.com/en-cok-maviyi-sevdim/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 May 2011 22:28:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alighieri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetg.com/?p=87</guid>
		<description><![CDATA[Mehmet Genç, 2004 &#8220;Düştür mavi, serüvendir. Özgürlüktür, sonsuzluktur, yalnızlıktır mavi. Yok olmaktır, yitmektir mavi girdap. hedeftir, inattır, onurdur mavi. Direnmektir, savaşmaktr, dinmektir mavi. Uyuşmak zordur, uyutmaz mavi. Gecenin ortasında bağırmaktır mavi. Kendinle kavgan, doğayla barışındır mavi. Bir mavi huysuzluk sindi mi içine, didişir durursun kendinle, yalnızken çoğalır, kalabalıklarda yalnızlaşırsın. Ataktır, panik-ataktır mavi. Zordur mavi yaşam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Mehmet Genç, 2004</em></p>
<p>&#8220;Düştür mavi, serüvendir. Özgürlüktür, sonsuzluktur, yalnızlıktır mavi.  Yok olmaktır, yitmektir mavi girdap. hedeftir, inattır, onurdur mavi.  Direnmektir, savaşmaktr, dinmektir mavi. Uyuşmak zordur, uyutmaz mavi.  Gecenin ortasında bağırmaktır mavi. Kendinle kavgan, doğayla barışındır  mavi. Bir mavi huysuzluk sindi mi içine, didişir durursun kendinle,  yalnızken çoğalır, kalabalıklarda yalnızlaşırsın. Ataktır, panik-ataktır  mavi. Zordur mavi yaşam güzeldir mavi yaşam. Mavide coşkulanan, mavide  eriyen&#8230;&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetg.com/en-cok-maviyi-sevdim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıradışı</title>
		<link>http://www.mehmetg.com/siradisi/</link>
		<comments>http://www.mehmetg.com/siradisi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 May 2011 22:28:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alighieri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetg.com/?p=85</guid>
		<description><![CDATA[Mehmet Genç, 2000 Kent yaşamı yok eder insanı. Otobüs kuyrukları, banka ödemeleri, trafik karmaşası, beton yığınları çileden çıkarır sizi. Karşı koyamıyorsanız kentin dekorunu oluşturursunuz, direnirseniz bir panik titretir yüreğinizi. Yeni mekanlar ararsınız kendinize, yeni uğraşlar. Bu duyarlılığı en fazla sanatçının göstermesi gerekir. Kenar mahalle kahveleri, bit pazarı, ucuz meyhaneler özlediğiniz yerler olur. Sanat adına ürettiğinizi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Mehmet Genç, 2000</em></p>
<p>Kent yaşamı yok eder insanı. Otobüs kuyrukları, banka  ödemeleri, trafik karmaşası, beton yığınları çileden çıkarır sizi.  Karşı koyamıyorsanız kentin dekorunu oluşturursunuz, direnirseniz bir  panik titretir yüreğinizi.</p>
<p>Yeni mekanlar ararsınız kendinize, yeni uğraşlar.  Bu duyarlılığı en fazla sanatçının göstermesi gerekir. Kenar mahalle  kahveleri, bit pazarı, ucuz meyhaneler özlediğiniz yerler olur.</p>
<p>Sanat adına ürettiğinizi piyasa ekonomisine göre yönlendirirseniz paraya dönüşen ürününüzü yineler durursunuz<strong> (Tüccar sanatçı) Ne acıdır yıllarca aynı portreyi yapmak</strong>, aynı kurguda dolanıp durmak. tıpkı kentin dekorları gibi.</p>
<p>Ne kadar sıradışı iseniz, o kadar varsınız. Bu  nedenle &#8220;sıradışı&#8221; bu serginin adı. Bit pazarı, kenar mahalle kahveleri,  ucuz meyhaneler var bu sergide. Yoğunlukla da refüze resimler.  Aradığımız mekanlarda refüze değil mi?</p>
<p>Yeni sıradışılıklarda buluşmak dileği ile..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetg.com/siradisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her Sergi Bir Seri, Her Seri Bir Çözümleme</title>
		<link>http://www.mehmetg.com/her-sergi-bir-seri-her-seri-bir-cozumleme/</link>
		<comments>http://www.mehmetg.com/her-sergi-bir-seri-her-seri-bir-cozumleme/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 May 2011 22:27:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alighieri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetg.com/?p=83</guid>
		<description><![CDATA[Mehmet Genç, 2004 Adını anımsayamadığım bir sanatçı, uzun yıllarını resme ayırdığı halde &#8220;hala araştırmam gerkeen pek çok estetik sorun var&#8221; diyordu. Gerçekten de belli sayıda renklerle, diğer estetik elemanların çarpımıyla binlerce olasılık çıkar karşınıza. En güzeli bir defada yakalamak düşük olasılıktır. Kaldı ki yakalasanız bile oyunun hazzını tadamazsınız. Bir ömür boyunca oyunu aynı biçimde oynamak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Mehmet Genç, 2004</em></p>
<p>Adını anımsayamadığım bir sanatçı, uzun yıllarını  resme ayırdığı halde &#8220;hala araştırmam gerkeen pek çok estetik sorun var&#8221;  diyordu. Gerçekten de belli sayıda renklerle, diğer estetik elemanların  çarpımıyla binlerce olasılık çıkar karşınıza. En güzeli bir defada  yakalamak düşük olasılıktır. Kaldı ki yakalasanız bile oyunun hazzını  tadamazsınız. Bir ömür boyunca oyunu aynı biçimde oynamak bıkkınlık  verir, ikincisi keşfetmeniz gereken yerleri tıkar. Bu bağlamda satılan  resmi yinelemek en büyük tuzak olarak çıkar karşınıza.</p>
<p>Parmakları tutamaz hale gelince, koluna fırça  bağlatıp resim yapan sanatçı da, bir ömür boyu üretip ardından &#8220;resim  yapmaktan daha büyük haz tatmadım&#8221; diyen Lautrec de keşfetmenin  peşindedir.</p>
<p>Bu seride özellikle bir aykırılığı ele almaya  çalıştım. Bir anlamda doğal olanla &#8211; kurguyu, başka bir anlatımla  pentürle -grafiği kaynaştırmaya çalıştım. Bir başka deyişle iki ayrı  anlatım biçimi üst üste çakışarak yeni bir dil oluşturmaya çalıştım.  Bazı resimlerde bu çelişki daha katı yaşanmış olabilir. <strong>Resme  bakarken ilk yapılanla (pentür) sonra yapılan (grafik) birbirinden ayrı  iki resim gibi değerlendirildiğinde daha anlam kazanacaktır. </strong></p>
<p>Çalışmaya başladığımda önce doğadan esinlendiğimi  -ki çoğunlukla denizdir- özgür yağlıboya tekniğiyle, resim kuruduktan  sonra kurgu olanı -ki çoğunlukla figürdür- disiplinli fırça  uygulamasıyla üzerine monte ediyorum. ne ölçüde başarılı oldum onu  bilemiyorum ama çok keyif aldığımı söyleyebilirim.</p>
<p>İyi seyirler..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetg.com/her-sergi-bir-seri-her-seri-bir-cozumleme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yerel Yönetimlerin Sanata ve Sanatçıya Sorumlulukları</title>
		<link>http://www.mehmetg.com/yerel-yonetimlerin-sanata-ve-sanatciya-sorumluluklari/</link>
		<comments>http://www.mehmetg.com/yerel-yonetimlerin-sanata-ve-sanatciya-sorumluluklari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 May 2011 22:27:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alighieri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetg.com/?p=81</guid>
		<description><![CDATA[Mehmet Genç, 1992 Yerel yönetimler sağlıklı kentler üretirken, çağdaş sanatın oluşumunada katkıda bulunmalıdırlar. sanatına ve sanatçısına sahip çıkmayan bir toplum çağdaş adım atamaz. Buradan bakınca sanatçı ve yerel yönetimlerin organik bağı yaşamsal önem içerir. Günümüzde sayıları bir kaçı geçmeyen yerel yönetimlerin dışında (onlarda dar kapsamda) sağlıklı bir oluşumu görmek olası değildir. Resim galerileri açmak, gösteri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Mehmet Genç, 1992</em></p>
<p>Yerel yönetimler sağlıklı kentler üretirken, çağdaş  sanatın oluşumunada katkıda bulunmalıdırlar. sanatına ve sanatçısına  sahip çıkmayan bir toplum çağdaş adım atamaz. Buradan bakınca sanatçı ve  yerel yönetimlerin organik bağı yaşamsal önem içerir. Günümüzde  sayıları bir kaçı geçmeyen yerel yönetimlerin dışında (onlarda dar  kapsamda) sağlıklı bir oluşumu görmek olası değildir. Resim galerileri  açmak, gösteri salonları yapmak elbette olumlu adımdır ama <strong>&#8220;Sanata yeterli desteği vermek&#8221;</strong> değildir. Gönlümüz her semtte, hatta her mahallede bir konser salonu,  bir tiyatro, bir heykel, bir galeri ister ama bugünkü koşullarda  zorluğuda bilinmektedir. Ancak olanaksız da değildir. Örneğin her semtte  bir daire kiralanarak semt sanat evine dönüştürülebilir. Buralarda üye  kaydı yapılarak çeşitli dallarda kurslar açılabilir. Gerek üye  ödentilerinden, gerek kurs gelirlerinden gerekse çalışmalardan  üretilenlerin pazarlanmasıyla bir miktar kaynak sağlanmış olur. Bu  konuda yerel yönetim ilk adımı atmalı ve bir miktarda kaynak  ayırmalıdır.</p>
<p>yerel yönetimler sanatçıya doğrudan maddi katkıda  bulunacak projeler geliştirmelidir. Bunlardan biri Sanat Marketler  biçiminde olabilir. <strong>Sanat Marketler</strong>, sanatçının  yapıtını üretirken kullandığı malzemeleri ucuz ve nitelikli olarak  pazarlamalıdır. Sanatçının ürettiği yapıtlar da buralarda  pazarlanabilir. Sanat marketler için ayrıca yerler sağlanabileceği gibi,  şu anda varolan büyük marketlerin bir bölümüde bu işe ayırılabilir.</p>
<p>Yerel yönetimler oluşturacakları Sanat  Jürileriyle kentteki sanatçıları izlemeli, onlara gereksinimleri  doğrultusunda destek sağlamalıdırlar. Bu jüriler sanatçılığı bir yaşam  biçimi olarak algılayan ve sürdüren, belirli bir üretime ulaşmış,  alanında yer edinmiş sanatçılara ortam ve parasal kaynak sağlanmasına  aracı olmalıdırlar. Yine bu jüriler tarafından belirlenecek sanatçıların  yapıtları yerel yönetimlerce satın alınmalı, belirli süreler için  kiralanarak semt sanatevlerinde, sanat marketlerde ve sanat ortamı  oluşturacak başka yerlerde dönüşümlü sergilenmelidir.</p>
<p>İlk bakışta tüm bu girişimler yerel yönetimlere  para ve çaba yönünden yük getirecek gibi görünse de sağlıklı bir  organize, iyi bir önderlikle çözümlenebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetg.com/yerel-yonetimlerin-sanata-ve-sanatciya-sorumluluklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The sorrow beneath life is like the loneliness behind a wet voice</title>
		<link>http://www.mehmetg.com/the-sorrow-beneath-life-is-like-the-loneliness-behind-a-wet-voice/</link>
		<comments>http://www.mehmetg.com/the-sorrow-beneath-life-is-like-the-loneliness-behind-a-wet-voice/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 May 2011 22:26:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alighieri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetg.com/?p=79</guid>
		<description><![CDATA[Art magazine, May 1 1993 &#8220;The sorrow beneath life is like the loneliness behind a wet voice&#8221; These lines reflect all times. It&#8217;s not known where sorrow came from. It&#8217;s not understood how it got stuck to life. A sleet inside us; sometimes recalling death, sometimes love &#8211; to tell the truth &#8220;I paint pictures [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Art magazine, May 1 1993</em></p>
<p>&#8220;The sorrow beneath life is like the loneliness behind a wet voice&#8221;</p>
<p>These lines reflect all times. It&#8217;s not known where  sorrow came from. It&#8217;s not understood how it got stuck to life. A sleet  inside us; sometimes recalling death, sometimes love &#8211; to tell the truth   <strong>&#8220;I paint pictures to satisfy my soul&#8221;</strong>. My soul which I  couldn&#8217;t satisfy with sports, travelling and even alcohol. While I&#8217;m  painting, I live a unique fantasy, an inexplicable adventure. Sometimes  I&#8217;m flying under the rainbow and sometimes over it. Sometimes I&#8217;m  collecting wheat grains for ants, and sometimes I&#8217;m fighting till death.  When the melancholy that night brings ends, I&#8217;m sleeping on my quilt,  like a victorius exhausted warrior. Sometimes with my clothes on. The  first thing I do in the morning is to see in daylight what I  accomplished at night. This time a new adventure is beginning. That&#8217;s  how I escape from people deceiving each other, lies, cheating and  injustice. Isn&#8217;t there a place where everyone escapes? This is the only  way I can have harmony with my inner world and the outside world.</p>
<p>I don&#8217;t follow any rules, eras, or people in my  paintings. I want the innocence of a child to rule my paintings. But  unfortunately, the rules in our mind direct us. In this respect, my art  is directed by color and shape relationships. I don&#8217;t want people to  thnik that there are similarities between my paintings. I am not worried  about to look for wholeness in my exhibitions, but still there is an  unavoidable similarity in the theme: &#8220;<strong>WOMAN</strong>&#8221; I think this a referance to all women, a unique love and a critical view at the same time.</p>
<p>I have no limitations in my colors. ı use which  ever color I want to use, regardless of its harmony with another. I know  this very well that in the strength and purity we get from nature  everybody can find this harmony.</p>
<p>With the joy of meeting at further exhibitions,</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetg.com/the-sorrow-beneath-life-is-like-the-loneliness-behind-a-wet-voice/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşama Sinen Hüzün&#8230;</title>
		<link>http://www.mehmetg.com/yasama-sinen-huzun/</link>
		<comments>http://www.mehmetg.com/yasama-sinen-huzun/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 May 2011 22:25:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alighieri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetg.com/?p=77</guid>
		<description><![CDATA[Sanat Dergisi, 1 Mayıs 1993 &#8220;Yaşama sinen hüzün, Islak bir sesin ardındaki yalnızlık gibi&#8221; Bu dizeler bütün zamanları anlatır. Hüznün nereden geldiği bilinmez. Nasıl sinmiştir yaşama anlaşılmaz. Bir sulusepken dolaşır içinizde, kimi zaman ölümü çağrıştırır, kimi zaman aşkı. Doğrusunu söylemek gerekirse &#8220;gönlümü avutmak için resim yapıyorum&#8221;. Sporla, yolculukla, hatta alkolle avutamadığım gönlümü. Resim yaparken eşsiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Sanat Dergisi, 1 Mayıs 1993</em></p>
<p>&#8220;Yaşama sinen hüzün, Islak bir sesin ardındaki yalnızlık gibi&#8221;</p>
<p>Bu dizeler bütün zamanları anlatır. Hüznün nereden  geldiği bilinmez. Nasıl sinmiştir yaşama anlaşılmaz. Bir sulusepken  dolaşır içinizde, kimi zaman ölümü çağrıştırır, kimi zaman aşkı.  Doğrusunu söylemek gerekirse <strong>&#8220;gönlümü avutmak için resim yapıyorum&#8221;</strong>.  Sporla, yolculukla, hatta alkolle avutamadığım gönlümü. Resim yaparken  eşsiz bir düşü anlatılmaz bir serüveni yaşıyorum. Kimi zaman ebem  kuşağının altından, kimi zaman üstünden uçuyorum. Kimi zaman karıncalara  buğday topluyorum, kimi zaman doğüşüyorum kıyasıya. Gecenin melankolisi  tükendiğinde utkuya ermiş yorgun bir savaşçı gibi uyuyorum yorganımın  üstünde. Kimi zaman giysilerimle. <strong>Sabahı ilk işim gece kotardığımı gündüz gözüyle izlemek</strong>.  Bu kez de yeni bir serüven başlıyor. Böylece kaçabiliyorum insanların  birbirini aldatmasından, yalan söylemesinden, dolandırmasından,  haksızlıklarından. Herkesin kaçtığı bir yeri yokmudur? Ancak böyle  içimdeki dünya ile dışımdaki dünyayı uzlaştırabiliyorum.</p>
<p>Resimlerimde hiçbir kurala, hiçbir akıma, hiçbir  kişiye öykünmüyorum. Çocuksu bir arılık egemen olsun istiyorum. Ne yazık  ki belleğimizde oturmuş kurallar ister istemez bizi yönlendiriyor.  Buradan bakınca bir parça renk ve leke ilişkisinin yönlendirdiği  söylenebilir. Resimlerim arasında bir benzerlik düşünülsün istemiyorum.  Sergilerimde bir bütünlük aramak gibi bir kaygı taşımıyorum. İster  istemez konularda bir ortaklık ortaya çıkıyor. Büyük harfle söylüyorum <strong>KADIN</strong>. Sanıyorum ki benim gözlüğümle tüm kadınlara bir gönderme bu. Eşsiz bir sevgi, o boyutta da eleştirel bir bakış.</p>
<p>Renklerime hiç bir sınırlama getirmiyorum. <strong>O an hangi rengi canım çekiyorsa onu kullanıyorum,</strong> bir diğeriyle uyumunu düşünmeden. Şunu çok iyi biliyorum ki doğadan  aldığımız güçle, arı olmak koşuluyla herkes uyumu sağlayabilir.</p>
<p>Yeni sergilerde buluşmak sevinciyle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetg.com/yasama-sinen-huzun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

