13 Haziran 2011

0 Comments

50.yıl Köşkü Sanat Galerisi – Bedri Karayağmurlar Yazısı

Sanatçının serüveni kendine özgüdür. Sanatçının nasıl yaşadığı, nasıl yarattığı ile ilgili saptamalar bir başkasının işine yaramaz. İsteseniz de onun gibi yaşayamazsınız. Siz, o kişiliği oluşturan öze sahip olmadığınız gibi, onun koşullarının içinde de yaşayamazsınız. Buna karşın sanatçı yaşamları bizi çeker. Değer verdiğimiz ürünlerin kaynağıdır gerçekte ilgimizi çeken. Oysa diğer kayda geçmemiş yaşamlardaki serüvenler de ne [...]

Continue reading...

13 Mayıs 2011

0 Comments

En Çok Maviyi Sevdim

Mehmet Genç, 2004 “Düştür mavi, serüvendir. Özgürlüktür, sonsuzluktur, yalnızlıktır mavi. Yok olmaktır, yitmektir mavi girdap. hedeftir, inattır, onurdur mavi. Direnmektir, savaşmaktr, dinmektir mavi. Uyuşmak zordur, uyutmaz mavi. Gecenin ortasında bağırmaktır mavi. Kendinle kavgan, doğayla barışındır mavi. Bir mavi huysuzluk sindi mi içine, didişir durursun kendinle, yalnızken çoğalır, kalabalıklarda yalnızlaşırsın. Ataktır, panik-ataktır mavi. Zordur mavi yaşam [...]

Continue reading...

13 Mayıs 2011

0 Comments

Sıradışı

Mehmet Genç, 2000 Kent yaşamı yok eder insanı. Otobüs kuyrukları, banka ödemeleri, trafik karmaşası, beton yığınları çileden çıkarır sizi. Karşı koyamıyorsanız kentin dekorunu oluşturursunuz, direnirseniz bir panik titretir yüreğinizi. Yeni mekanlar ararsınız kendinize, yeni uğraşlar. Bu duyarlılığı en fazla sanatçının göstermesi gerekir. Kenar mahalle kahveleri, bit pazarı, ucuz meyhaneler özlediğiniz yerler olur. Sanat adına ürettiğinizi [...]

Continue reading...

13 Mayıs 2011

0 Comments

Her Sergi Bir Seri, Her Seri Bir Çözümleme

Mehmet Genç, 2004 Adını anımsayamadığım bir sanatçı, uzun yıllarını resme ayırdığı halde “hala araştırmam gerkeen pek çok estetik sorun var” diyordu. Gerçekten de belli sayıda renklerle, diğer estetik elemanların çarpımıyla binlerce olasılık çıkar karşınıza. En güzeli bir defada yakalamak düşük olasılıktır. Kaldı ki yakalasanız bile oyunun hazzını tadamazsınız. Bir ömür boyunca oyunu aynı biçimde oynamak [...]

Continue reading...

13 Mayıs 2011

0 Comments

Yerel Yönetimlerin Sanata ve Sanatçıya Sorumlulukları

Mehmet Genç, 1992 Yerel yönetimler sağlıklı kentler üretirken, çağdaş sanatın oluşumunada katkıda bulunmalıdırlar. sanatına ve sanatçısına sahip çıkmayan bir toplum çağdaş adım atamaz. Buradan bakınca sanatçı ve yerel yönetimlerin organik bağı yaşamsal önem içerir. Günümüzde sayıları bir kaçı geçmeyen yerel yönetimlerin dışında (onlarda dar kapsamda) sağlıklı bir oluşumu görmek olası değildir. Resim galerileri açmak, gösteri [...]

Continue reading...

13 Mayıs 2011

0 Comments

The sorrow beneath life is like the loneliness behind a wet voice

Art magazine, May 1 1993 “The sorrow beneath life is like the loneliness behind a wet voice” These lines reflect all times. It’s not known where sorrow came from. It’s not understood how it got stuck to life. A sleet inside us; sometimes recalling death, sometimes love – to tell the truth “I paint pictures [...]

Continue reading...

13 Mayıs 2011

0 Comments

Yaşama Sinen Hüzün…

Sanat Dergisi, 1 Mayıs 1993 “Yaşama sinen hüzün, Islak bir sesin ardındaki yalnızlık gibi” Bu dizeler bütün zamanları anlatır. Hüznün nereden geldiği bilinmez. Nasıl sinmiştir yaşama anlaşılmaz. Bir sulusepken dolaşır içinizde, kimi zaman ölümü çağrıştırır, kimi zaman aşkı. Doğrusunu söylemek gerekirse “gönlümü avutmak için resim yapıyorum”. Sporla, yolculukla, hatta alkolle avutamadığım gönlümü. Resim yaparken eşsiz [...]

Continue reading...

13 Mayıs 2011

0 Comments

Dear Van Gogh

Mehmet Genç – 1991 I know you but not too well. I wish I did. I wish we had smoked and mixed paints together and drank the cheapest wine. And I wish we could do all these things now beacouse I’m so full of joy for life. You don’t know me at all. Maybe you [...]

Continue reading...

13 Mayıs 2011

0 Comments

Sevgili Van Gogh

Mehmet Genç – 1991 Seni tanıyorum ama uzun boylu değil. Keşke olsaydı. Birlikte tütün içip, boya karsaydık. En ucuzundan şarabı yudumlasaydık. Doğrusu bunları senin döneminde değilde bugün yapsaydık. Çünkü ben yaşıyor olmamdan büyük sevinç duyuyorum. Sen beni hiç mi hiç tanımıyorsun. Belki tahmin edebiliyorsun. Açıkca söyliyeyim senin eline su bile dökemem elimden geldiğince çalışıyorum. O [...]

Continue reading...